Results for 'R��diger Vaas'

1000+ found
Order:
  1.  23
    Unpredictability, information, and chaos.Carlton M. Caves & R.�Diger Schack - 1997 - Complexity 3 (1):46-57.
    Direct download (2 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark   2 citations  
  2.  5
    Goethe: Life As A Work of Art. By Rϋdiger Safranski; translated by David Dollenmayer. Pp. xxvi, 651, London/NY, Liveright, W. W. Norton, 2017, £26.99. [REVIEW]Patrick Madigan - 2019 - Heythrop Journal 60 (2):323-323.
    Direct download  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  3.  18
    READING and FEELING: the effects of a literature-based intervention designed to increase emotional competence in second and third graders.Irina R. Kumschick, Luna Beck, Michael Eid, Georg Witte, Gisela Klann-Delius, Isabella Heuser, Rã¼Diger Steinlein & Winfried Menninghaus - 2014 - Frontiers in Psychology 5.
  4.  2
    İslam Borçlar Hukukunda İsticr'r Akdi ve Mezheplerin Konuyla İlgili Mülahazaları.Hüseyin Okur - 2019 - Tasavvur - Tekirdag Theology Journal 5 (2):1251-1271.
    İnsanların günlük hayatlarında en çok kullandıkları muamelelerden biri olan alış veriş, toplumların örflerine göre çeşitlilik göstermiştir. Bu sebeple klasik füru fıkıh eserlerinde akitlerin çok bilinenlerine yer verilmiş, diğerleri için de genel şartları sağlaması kaydıyla caiz olabileceği kanaatine varılmıştır. Bununla beraber mezheplerin nasları anlama yöntemleri ve örfi uygulamaları değerlendirme biçimleri, akitlerin sıhhatini değerlendirmelerinde de ektili olmuştur. Mahiyeti itibariyle değişik formları bulunmasıyla birlikte kısaca, ürünün peyderpey alınıp ücretin ürünün tüketilmesinden sonra ödenmesinin taahhüt edilmesi şeklinde tarif edilen isticrâr akdi, İslam hukuk ekolleri tarafından (...)
    No categories
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  5. Ḳuşeyrî’nin Leṭ'ifu’l-İş'r't’ında Ahk'm Âyetlerinin İş'rî Yorumu.İskender ŞAHİN - 2021 - Tasavvur - Tekirdag Theology Journal 7 (2):1043-1074.
    Fıkıh ve tasavvuf, bir insanın günlük yaşamı ile doğrudan alakalı olan iki disiplindir. Bundan dolayı İslam âlimleri, hemen her devirde bu iki alan arasında dinamik bir ilişkinin varlığını fark etmişler ve bu durumu daima göz önünde bulundurmuşlardır. Diğer taraftan söz konusu alanların temel kaynağının Kur’ân ve sünnet olması gerçeği de bu ilişkinin göz ardı edilememesinin nedenlerden biri olarak görülebilir. Bu minvalde çıkış noktaları itibariyle fıkhı ve tasavvufu bir araya getiren Kur’ân olduğu için, mutlaka ona yönelmek gerekir. Bu durumda, mevcut ahkâm (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  6. Felsefe ve nörobiyolojide bir problem olarak benlik.John R. Searle - 2015 - Ethos: Dialogues in Philosophy and Social Sciences 8 (2).
    Psikoloji, nörobiyoloji, felsefe ve diğer pek çok disiplinde benliğe ilişkin çok sayıda farklı problemler var. Nörobiyolojide, çalışılan benlik problemlerinin pek çoğunun patolojinin çeşitli formlarıyla ilgili olduğu izlenimine sahibim –dürüstlükteki sorunlar, tutarlılık veya benliğin işlevi. Bu patolojiler hakkında söyleyecek hiçbir şeyim yok çünkü neredeyse onlar hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Ben bu patolojilere yalnızca ayrık-beyin hastaları gibi doğrudan benliğin problemleriyle ilgiliyseler değineceğim.
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  7. David Hume’un Nedensellik Eleştirisi Bağlamında Tümevarımsal Akıl Yürütmeye Yönelik Argümanlarının Yeniden Yapılandırılması.Alper Bilgehan Yardımcı (ed.) - 2020 - Ankara, Türkiye: Gece Kitaplığı.
    Gözlemlenenlerden gözlemlen(e)meyenlere diğer bir deyişle genel yasalara ulaşma imkânı veren çıkarım yöntemi olarak tümevarımsal ya da endüktif akıl yürütmenin rasyonel olarak temellendirilmesinin imkanına yönelik soruşturma tarih içerisinde tümevarım sorunu ya da endüksiyon problemi olarak tezahür etmiştir. Bu sorunun temel argümanı tarihsel okumalara baktığımızda İskoç ampirist filozof David Hume tarafından öne sürülmüştür. Hume, tümevarımsal çıkarımlar temelinde, gözlenmeyen meseleler hakkındaki inançlarımıza hangi gerekçelerle ulaştığımızı soruşturmaktadır. Hume soruşturmasının sonucunda gözlemlenenden gözlemlen(e)meyen durumlara ilişkin yapılan olgu meseleleri ile ilgili bütün tümevarımsal akıl yürütmelerin dolaylı ya (...)
    Direct download  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  8.  4
    Siyasî Despotizmden Uzak Müsamahak'r Bir Emevî İdarecisi Profili: Ömer b. Abdülazîz.Mücahit Yüksel - 2020 - van İlahiyat Dergisi 8 (12):27-48.
    Muâviye b. Ebû Süfyân’ın yönetimi ele geçirmesiyle başlayan Emevîler dönemi, hilâfetin saltanata dönüştüğü bir dönem olmuştur. Bu dönemde idarecilik yapan kişiler her ne kadar halife ünvanıyla anılsalar da yaptıkları icraatlar göz önüne alındığı zaman saltanat özelliği kendini bâriz şekilde hissettirmiştir. Bununla birlikte sekizinci Emevî Halifesi Ömer b. Abdülaâziz, yaklaşık iki yıl süren idareciliğiyle, Râşit halifelerin beşincisi ünvanını alacak şekilde diğer Emevî idarecilerinden ayrılmıştır. Ömer b. Abdulazîz’i diğer Emevî idarecilerinden ayıran en karakteristik özelliği ise, olaylara yeniden vahiy eksenli bir bakışla Râşit (...)
    No categories
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  9.  1
    Bazi tefsi̇r mukaddi̇meleri̇ni̇n kur'ân i̇li̇mleri̇ ve tefsi̇r metodoloji̇si̇ açisindan mukayesesi̇.Cengiz İder & Hayati Aydin - 2021 - van İlahiyat Dergisi 9 (15):194-214.
    Eserlerin mukaddimeleri, müelliflerin konuya hâkimiyetini gösterdikleri ve adeta ilmî yeterliliklerini okuyucuya sundukları bölümler olmuştur. Bazı tefsir mukaddimelerinde de bunu görmek mümkündür. Kur’ân ilimleri ve tefsir metodolojisi hakkında önemli bilgiler veren ve çalışmamıza konu olan Tabersî, Âlûsî ve Sıddîk Hân da eserlerinin mukaddimelerinde Kur’ân ilimlerinin bir kısmınasathi yorumlar getirirken, bir kısmına ise teferruatlı bir şekilde yer vermektedirler. Örneğin Tabersî i’caz konusunu, Âlûsî i’câzla birlikte yedi harf meselesini detaylı bir şekilde ele alırken, Sıddîk Hân Kur’ân ilimleri konularına daha kısa bir şekilde değinmektedir. (...)
    No categories
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  10.  22
    Saf Hoşgörünün Bir Elestirisi.Soner Soysal, Robert Paul Wolff, J. R. Barrington Moore & Herbert Marcuse - 2014 - Ankara, Turkey: Heretik Yayıncılık.
    Cambridge’deki büyük akademik cemaatin sakinleri olan bizler bir araya geldik ve hoşgörü ve onun egemen politik iklim içerisindeki yeri hakkında dostça ama ateşli bir tartışma yürüttük. Okuyucu, bizim nerelerde aynı düşüncede olmadığımızı bulmakta hiçbir zorluk çekmeyecektir. Diğer taraftan, farklı başlangıç noktalarından ve farklı yollardan hareketle yaklaşık olarak aynı yere ulaştık. Her birimiz için, egemen hoşgörü kuramı ve pratiğinin, incelendiği takdirde, korkunç politik gerçekleri gizlemeye yarayan bir maske olduğu ortaya çıktı. Kızgınlığın tonu makaleden makaleye keskin bir şekilde artmakta; belki de boş (...)
    Direct download (2 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  11.  2
    Etkileri ve Problemleriyle Hıristiyanlıkta Çifte Manastırlar ve Günümüze Yansımaları.Halil Temi̇ztürk - 2020 - Tasavvur - Tekirdag Theology Journal 6 (2):1011-1041.
    Çifte manastırlar, genellikle bir başrahibe tarafından yönetilen ve keşiş-lerle rahibelerin ortak kurallara bağlı olarak yaşadıkları dinî mekanlardır. Bu manastırlarda keşiş ve rahibeler evharistiya ve günlük ibadetler gibi ayinlerde bir araya gelmekte, ancak günün geri kalan zamanlarında kendi bölümlerinde yaşamaktadır. Hıristiyanlığın erken dönemlerinde özellikle Mısır’da ortaya çıkan bu manastırlar, 6. ve 9. yüzyıllar arasında İngiltere, İrlanda ve Fransa’da yaygınlaşmıştır. Bu manastırlar erkek ve kadınların bir arada yaşamaları nedeniyle farklı konsillerle yasaklansa da Ortaçağ’ın geç dönemlerine kadar varlıklarını sürdürmüşlerdir. Konsil kararları ve istilalar (...)
    No categories
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  12. Thomas Kuhn'un Paradigma Kavramı ve Rölativizm Tartışması.Alper Bilgehan Yardımcı (ed.) - 2019 - İzmir, Türkiye: İKSAD Yayınevi.
    Thomas Kuhn’un 1962 yılında yayımlamış olduğu “Bilimsel Devrimlerin Yapısı” adlı kitabı bilimsel gelişme, bilimin doğası ve bilimsel bilginin özerkliği gibi çeşitli bilim felsefesi konularında alanında rölativist ya da göreci bir anlayışa katkıda bulunarak bilimin sarsılmaz statüsüne zarar verip vermediğine yöneliktir. Kuhn’un rölativistlikle suçlanmasına yol açan argümanlardan ön plana çıkan ikisi; iki farklı rakip paradigmaya bağlı olan kuramların kıyaslanmasının mümkün olmadığını ileri süren metodolojik eşölçülemezlik argümanı ile kuramdan bağımsız nötr gözlem önermelerinin olamayacağını belirten gözlemlerin kuram yüklü olduğu savıdır. Kuhn bu argümanlar (...)
    Direct download  
     
    Export citation  
     
    Bookmark   2 citations  
  13.  12
    ‘Bilimsel İlerlemeler Tanrı’yı Yok mu Ediyor?’ Sorusu ve Kel'mî Açıdan Değerlendirilmesi.Murat Akin - 2020 - Tasavvur - Tekirdag Theology Journal 6 (2):701-730.
    Rönesans ve ardında Aydınlanma dönemiyle beraber gerçekleşen bilimsel ilerlemeler fazlaca dikkat çekmeyi başarmıştır. Bunun sonucunda modern bilim, bilginin en güvenilir kaynağı olarak kabul edilerek onun her meseleyi çözebileceği bir zemine oturtturulmuştur. Öyle ki bilim, Tanrı’nın var olup olmadığına dair de bilgi üretebileceği dillendirilmiştir. Bu aşamada ideolojik yaklaşımların ve din adına sergilenen bazı temelsiz akıl dışı argümanların katkısıyla da bilim artık kutsal bir müesseseye dönüştürülmüştür. Kutsala dönüştürülen bilim, bir diğer kutsal olan dinle artık ortak bir zeminde buluşamayacak hale dönüşmüş ve yanlış (...)
    No categories
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  14.  2
    Mur'bıtlar Devleti’nde Fukahanın Konumu.Emine Nurefşan DİNÇ - 2019 - Tasavvur - Tekirdag Theology Journal 5 (2):871-910.
    Kuzey Afrika’da kurulan bilâhare Endülüs bölgesini topraklarına dahil eden Murâbıtlar Devleti 448-543 yılları arasında hüküm sürmüştür. Murâbıtlar Devleti’nin temeli Kuzey Afrika’daki kabileler arasında irşad ve tebliğ faaliyetinde bulunan ve bu maksatla bir ribat kuran Mâlikî fakihi Abdullah b. Yâsîn tarafından atılmıştır. Mâlikî mezhebine mensup olan ve bu mezhebin esas alınması hususunda büyük hassasiyet gösteren Murâbıtlar Devleti emîrleri devletin kuruluş gayesine sadık kalmışlar, karar alırken fakihlere danışmışlar, onların fetvâları ve tavsiyeleri doğrultusunda devleti yönetmişlerdir. Bu durum fakihlerin tesir sahasının oldukça geniş olmasına (...)
    No categories
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  15.  3
    Nicholas of Cusa’da Tanrı-Âlem İlişkisi.Fatih Topaloğlu - forthcoming - Cumhuriyet İlahiyat Dergisi.
    Nicholas of Cusa, 15. yy. felsefesinde önemli bir kavşağı temsil eder. Orta Çağ’da Skolastik düşüncenin tahakkümü altındaki bilim ve felsefenin âlem tasavvurunun Rönesans’la birlikte farklılaşmasında Cusa’nın eklemlendiği felsefe geleneğinin etkisinin bulunduğu söylenebilir. Cusa, Platon felsefesi temelinde ortaya koyduğu teolojik varlık anlayışıyla sonlu ile sonsuz arasında net bir ayırıma gitmiştir. Tanrı’nın birliği fikrini merkeze alarak şekillendirdiği teolojisinde, bu birlik perspektifinde geliştirdiği Tanrı- âlem ilişkisini diyalektik bir yaklaşımla aynılık ve gayrılık kavrayışı içerisinde ele almıştır. Cusa, Tanrı’yı ve varlığının devamını Tanrı’ya borçlu olduğundan (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  16.  2
    4-6 Yaş Kur’an Kurslarında Görev Yapan Öğreticilerin Bu Kurslardaki Eğitim Süreçleriyle İlgili Görüşleri.Muzaffer ÜZÜMCÜ & Nuran ÇINAR - 2021 - Tasavvur - Tekirdag Theology Journal 7 (2):1449-1490.
    Çocukluk dönemi, diğer gelişim alanları açısından olduğu gibi dinî geli-şim açısından da önemli bir dönemdir. Bu dönemde çocuk, temel dini bilgi ve değerleri belli ölçüde ailesinden alabilse de uzmanların rehberliğinde bir eğitime ihtiyaç duyduğu açıktır. Türkiye’de örgün eğitimde 10 yaşından küçük çocuklara ayrı bir ders olarak din eğitimi verilmemesi, bu ihtiyacın yaygın din eğitimi yoluyla karşılanmasını gerekli kılmaktadır. 2012 yılına kadar ilkokulu bitirmeyen çocukların yaz Kur’an kurslarına gitmesi dahi yasaklanmıştır. Bununla birlikte bu yasağın temelsizliği farkedilmiş ve 2013 yılından itibaren 4-6 (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  17.  6
    مدرسة البصرة الحديثية في النصف الأول من القرن الأول الهجري: دراسة في أسباب التأخر العلمي عن مدرسة الكوفة.‪Ahmad Snobar - 2020 - Tasavvur - Tekirdag Theology Journal 6 (1):433-485.
    Bu araştırma hicri birinci asrın ilk yarısında varlık gösteren Basra’nın, fıkhıyla meşhur bazı sahâbîlere ev sahipliği yapmasına rağmen hadis ve fıkıh ilimlerinde, aynı dönemde öne çıkan Kûfe’den geri kalmasının muhtemel sebeplerine odaklanmaktadır. Söz konusu sahâbe arasında öne çıkanlar, Basra’da on iki sene ikamet etmiş olan Ebû Musa el-Eş’arî ve dört sene bulunan İbn Abbas’tır. Mezkûr iki sahâbenin fıkhî müktesabatlarının yanında çok sayıda hadis rivayetine sahip olduğu da bilinmektedir. Ancak buna rağmen her ikisinin de İbn Mes‘ûd’un, Kûfe’de yaptığı etkiyi gösterdikleri söylenemez. (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  18.  3
    مدينة رواية لا مدينة فقه وعمل متوارث: دراسة في أثر أنس بن مالك رضي الله عنه الحديثي والفقهي في البصرة.‪Ahmad Snobar - 2020 - Tasavvur - Tekirdag Theology Journal 6 (2):1491-1544.
    Bu çalışma hicrî birinci asrın ikinci yarısında Basra’da hadis ve fıkıh sahasındaki ilmî hareketliliği konu edinir. İlgili dönemde, orada yaşayan sahâbenin en meşhuru ve Hz. Peygamber’le en uzun süre birlikteliğe sahip olması hasebiyle, Enes b. Mâlik’in Basra’daki etkisi özel olarak ele alınır. Bu amaçla Enes b. Mâlik’le ilgili birçok rivayet tahlil edilir ve onun hem Basra’da hem de diğer şehirlerde yaşayan sahâbe ve tâbiûnla arasındaki ilmî ilişkileri üzerinde durulur. Çalışma mezkûr zaman diliminde Basra’da hadis faaliyetlerinin fazla, fıkıh faaliyetlerinin ise az (...)
    No categories
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  19.  4
    Miryam Peygamberin Kimliği Üzerine Bir Değerlendirme.Tolga Savaş Altinel - 2020 - Dini Araştırmalar 23 (59):467-492.
    Geleneksel bir bakış açısıyla İsrailoğullarının Tevrat’taki ilk kadın peygamberi olan Miryam, Harun ve Musa’nın kız kardeşi olup Mısır’dan çıkışın önemli figürlerinden biridir. Ancak eleştirel ve farklı bakış açısından Miryam ile ilgili kutsal kitap ve midraşlardaki anlatılara bakıldığında onun üç farklı portreye sahip olduğu görülmektedir. İlk portre, sepet içinde suya bırakılan Musa’yı uzaktan seyreden ve ismi belirtilmeyen abladır. İkinci tasvirde o, Mısır’dan çıkış esnasında Harun’un kız kardeşi peygamber Miryam olarak betimlenmektedir. Bu tasvir daha yakından incelendiğinde Mısır’dan çıkışta dilinde ezgisi, elinde tefi (...)
    No categories
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  20.  8
    Sosyolojik Düşüncede Avrupa-merkezcilik, Ötekileştirme ve Oryantalist Söylem Üzerine Post-kolonyal bir Okuma ve Eleştirisi.İrfan Kaya - 2018 - ULUM Journal of Religious Inquiries 1 (1):163-188.
    Modernite, uzun bir zamandır tüm dünyada, Avrupa-merkezci bir ideolojiyle suç ortaklığı yapmasına ve özünde barındırdığı çelişkilerin bağdaşmazlığına rağmen, bilgi üretimi ve disiplinlerin teorik çerçevesini belirlemede hâkim paradigma olmayı sürdürmektedir. Avrupa-merkezci ideolojiyle girişilen suçun iştirakçilerinden bir diğeri de, modernliğin kendi kendini gözleme tarzı olarak ve onunla birlikte gelişen, aralarında totolojik bir görünüm sergileyen sosyolojidir.Modernitenin özünde barındırdığı çelişkilerin bağdaşmazlığı, yadsıma, inkâr vs. ötekileştirme nosyonunu kaçınılmaz kılar.Sosyolojik literatürde ötekileştirme, özcü bir yaklaşımla Batıda yaşanan tarihsel sürecin tek doğru ve evrensel olduğu iddiasıyla geliştirilen tarih (...)
    No categories
    Direct download  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  21. Ubûdî-i Gülşenî’nin Der Fazîlet-i İlm ü Amel ve Kab'hat-i Cehl ü Kesel Adlı Mesnevisi.Muzaffer Kiliç - 2022 - Cumhuriyet İlahiyat Dergisi 26 (2):513-537.
    XVI. asrın sonu ile XVII. asrın başlarında Mısır’da yaşadığı bilinen Ubûdî, Gülşenî dervişi şairlerinden biridir. Bilinen tezkire ve biyografik kaynaklarda ismi geçmeyen bu gözlerden uzak kalmış şairin hayatı hakkında bildiklerimiz, Menâkıb-ı Evliyâ-yı Mısr adlı eseri dolayısıyladır. Onun bir diğer eseri de ilim ile amelin fazileti ve cehalet ile tembelliğin çirkinliği konulu mesnevisidir. Ayet ve hadislerden iktibas ve tercümelerle vücuda getirilmiş 359 beyitlik bu eserde; dinî bir yükümlülük olarak cehalet ve tembellikten sakınarak ilim tahsilinin ve onunla amel etmenin faziletlerinden bahsedilmektedir. Bu (...)
    No categories
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  22.  19
    Belagatın Fasıl ve Vasıl Konusuna Türkçe Kavramsal Çerçeveden Bir Bakış: Sıralı Bağlı Cümleler.Yakup Kızılkaya - 2019 - Tasavvur - Tekirdag Theology Journal 5 (2):1367-1392.
    Fasıl ve vasıl konusu, nahvin atıf konusuyla da ilişkili olarak cümlelerin bağlanma hususunu ele alan belagatın me‘ânî alanının önemli bir konusudur. Bu konuda, cümleler arasındaki anlam ilişkilerine dair bir takım kavramlar geliştirilmiş, cümlelerin bağlanmasıyla ilgili esaslar oluşturulmuştur. Bu konunun ele aldığı cümleler, aralarında sebep-sonuç, zıtlık, karşılaştırma vb. anlam ilişkileri bulunan cümleler değil, bu tür anlam ilişkileri dışında art arda gelen ve paragrafın oluşumuna katkı sunan cümlelerdir. Bu cümleler, bağlama dışında başka bir anlamı olmayan vav bağlacıyla veya bağlaçsız biçimde sıralanır. Bağlaçsız (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  23.  8
    Süreli Yayınlar ve Kurumsal Yapılar Üzerinden Ortodoks Teoloji Literatürüne Dair Bir Deneme.Salih İNCİ - 2019 - Tasavvur - Tekirdag Theology Journal 5 (2):993-1013.
    Ortodoksluk mezhebi Hıristiyanlığın en kadim geleneklerinden birisi olmasına rağmen günümüzde diğerlerine göre daha az tanınmaktadır. Mezhebin en önemli Kiliselerinden birisi de İstanbul Kilisesi’dir. Bu makalenin amacı Hıristiyan Ortodoks teoloji çalışmalarına dair İstanbul’daki Kilise çevresinde oluşan XIX. ve XX. Yüzyıldaki Yunanca literatür hakkında kısa bilgi vermektir. Bu literatür, süreli yayınlar ve Patrikhanenin kurumsal yapıları olarak iki açıdan ele alınacaktır. Literatür bağlamında bir dönem doğrudan ya da dolaylı olarak Patrikhane tarafından yayınlanan dergiler şunlardır: Ekklisiastiki Alithia, Ortodoksia, The Greek Orthodox Theological Review. Bunlara (...)
    No categories
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  24. Rousseau'da Demokrasi: Otonomi ve Katılım.İbrahim Akkın - 2020 - In İsmail Serin (ed.), Demokrasi̇ Felsefesi̇: Klasik Ve Modern Yaklaşımlar. İstanbul, Turkey: pp. 203-228.
    [...] Rousseau bir yandan çağının yükselen değerlerinden yararlanırken diğer yandan bu değerlerin içeriden eleştirisini yapmayı başarabilen düşünürlerden biri olduğu için fikirleri ölümünden asırlar sonra bile önemini yitirmemiştir. Demokratik devletlerin meşruiyet krizinin giderek derinleştiği ve çoğunlukçu, majoritarian, ideolojilerin etraflıca sorgulanmaya başlandığı çağımızda, demokrasiyi çoğunluk kararına ek olarak “rıza”, “Yurttaşlık”, “sivil özgürlük”, “kamusal uzlaşı” ve “Genel İrade” kavramlarıyla birlikte ele alan Rousseau’yu yeniden okumak önemlidir [...] Rousseau-demokrasi ilişkisinin kazılıp ortaya çıkartılacağı bu metinde uğranılacak olan kavramsal duraklar sırasıyla: Eşitsizlik (doğal ve toplumsal), özgürlük (...)
    Direct download (2 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  25. Hanefî/M'türîdî ve Ş'fiî/Eşꜥarî Mezheplerinde İrtidadı Sonrası İsl'm’a Dönen Kişinin Önceki Amellerinin Durumu.İbrahim Bayram - 2022 - Atebe 8:157-186.
    Günahın, imanı ve diğer salih amelleri boşa çıkarmayacağı hususunda birleşen Ehl-i sünnet âlimleri, irtidadından sonra yeniden İslâm’a dönen kişinin ilk Müslümanlık devresinde işlemiş olduğu amellerin durumu hakkında görüş ayrılığına düşmüşlerdir. Genel anlamda Hanefî/Mâtürîdîler doğrudan irtidad ile o amellerin boşa çıkacağını savunurken, Şâfiî/Eşꜥarîler ise bunun için ayrıca riddet üzere ölümü şart koşmuşlar, tek başına irtidad ile kişinin önceki amellerinin zayi olmayacağını ileri sürmüşlerdir. Kelâm, fıkıh ve usûl gibi ilimlerle ilişkisi bulunan bu meselede, kapsamlı yorumlar daha çok tefsirlerde kendisine yer bulmuştur. Burada (...)
    No categories
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  26.  12
    İmam-Hatip Ortaokulu ve Ortaokul Din Kültürü ve Ahlak bilgisi Derslerinde İnanç Öğretimi Üzerine Bir İnceleme.Süleyman GÜMÜŞ & Mikail İPEK - forthcoming - Cumhuriyet İlahiyat Dergisi.
    Bu çalışmada ortaokul DKAB dersi inanç öğrenme alanı yapısal olarak incelenmiştir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde DKAB dersleri inanç öğrenme alanının teolojik arka planı incelenmiş, ikinci bölümde dersin öğretim programının ilk ögesi olan kazanımlar incelenmiştir; üçüncü bölümde dersin öğretim programının ikinci ögesi olan içeriği oluşturan ders kitapları analiz edilmiştir. İnanç öğrenme alanının sahip olması gereken ilk özellik, teolojik açıklamalara uygun olmasıdır. Teolojik metinlerde zâtî, her şeye gücü yeten, her şeyi bilen ve tarihe müdahale eden bir Tanrı tasavvuru bulunmaktadır. İslam (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  27.  77
    Paul Goodman’ın Anarşist ve Özgürlükçü Eğitim Anlayışı: Escuela Moderna ve Summerhill School Örneği.Alper Bilgehan Yardımcı (ed.) - 2021 - Ankara, Türkiye: Doğu Batı Yayınları.
    Paul Goodman, 1960’larda modern Amerikan toplumunun organize sistemi içerisinde dönemin gençliğinin sorunlarını ön plana çıkaran ‘Growing Up Absurd: Problems of Youth in the Organized System’ (Saçmayı Büyütmek: Organize Sistemde Gençliğin Problemleri, 1960) eseri ile sosyal bir eleştirmen olarak ön plana çıkmıştır. Amerikalı bir düşünür olan Paul Goodman’ın kısa öyküler, romanlar, şiirler ve makalelerden oluşan çalışmaları, siyaset, sosyal teori, eğitim, kentsel tasarım, edebi eleştiri, hatta psikoterapi gibi geniş bir yelpazeye dağılmıştır. Onun temel argümanı (1960: 9-10) tek bir merkez etrafında örgütlenen teknoloji (...)
    Direct download  
     
    Export citation  
     
    Bookmark   1 citation  
  28. Farabi'de Dini Çoğulculuğun Temelleri ve Sınırları.Adem Çelik & Metehan Karakurt - 2019 - In Zuhra Kalakhanova & Ali Söylemez (eds.), IV. International European Conference on Social Sciences. Diyarbakır, Türkiye: Ispec Publishing House.
    Dini çoğulculuk, dini dışlayıcılık ve kapsayıcılıktan farklı olarak, her dinsel inanış taraftarlarının kendi dinleri içinde kalarak ilahi selamete erişeceğini söyler. Temelde, teolojik ve felsefi boyutları olan dini çoğulculuk tartışmasının siyasete bakan bir yönü de vardır. İslam tarihinde Meşşâî felsefenin kurucusu ve mutluluk filozofu olarak bilinen Farabi, bir taraftan hakikate nasıl ulaşılacağı diğer taraftan ise “âlem” adını verdiği kozmopolitanizm nasıl inşa edileceği ile ilgilenmektedir. Siyasal toplumun amacının, insanların uygun ölçekte, en yüce iyi için yardımlaşmalarını sağlamak olduğunu savunan Farabi’ye göre, erdemli bir (...)
    Direct download  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  29. Sinoplu Filozof Diogenes (Diyojen) ve Etik Anlayışı.Alper Bilgehan Yardımcı - 2018 - Berikan Yayınevi.
    Diogenes of Sinope, bilinen adıyla Diogenes ya da Sinoplu Diyojen’e yönelik yapılan bu çalışmada amacım, Dioegenes’in yaşamının, felsefi duruşunun ve benimsediği etik kuralların kapsamlı ve belgelenmiş bir şekilde sunulmasıdır. Diogenes’in hayatını ve öğretilerini güvenilir bir şekilde aktarmak aşırı derecede zordur, çünkü diğer antik filozoflardan ayrı olarak, onun yaşamına ilişkin güvenilir kaynaklar bulmak oldukça sınırlıdır. Ayrıca, fıçının içinde yaşayan bir Kinikli’ye yönelik ortaya konulmuş birçok kurmaca anekdot ile uğraşılması gerekmektedir. Güvenilir bilginin azlığı ve belgesiz atıfların yarattığı zorluklara rağmen, yine de birçok (...)
    Direct download  
     
    Export citation  
     
    Bookmark   2 citations  
  30.  11
    Kazvi̇n’i̇n fethi̇, i̇slâmlaşmasi ve IV/x. Asrin sonuna Kadar şehi̇rdeki̇ i̇slam kültür ve medeni̇yeti̇ni̇n geli̇şmesi̇ndeki̇ Ana unsurlar.Hilal Tüfenk - 2020 - van İlahiyat Dergisi 8 (13):183-205.
    İran’ın kuzeybatısında İslam coğrafya âlimlerinin Cibâl olarak tavsif ettikleri bölgede Sâsânîler döneminde kurulan Kazvin, İslâm orduları tarafından bölgede ele geçirilen ilk İran şehirlerinden biri olmuştur. Kuruluşundan itibaren Deylem cihetine yönelik saldırılarda askerî karargâh amaçlı kullanılan kent, İslâm fetihleriyle de bu hüviyetini korumuştur. Halkın İslâm’ı benimsemesinin zamanı ve niteliği hususunda ihtilaflar olmakla birlikte Kazvin'de kısa süre içinde İslâmlaşma tamamlanmıştı. Garnizon kent olmasından kaynaklı iskân ettirilen Arap askerler, diğer beldelerden sınıra cihada gelen Müslümanlar, âlimler ve şehre ayrı imtiyazlarda bulunan halifeler sebebiyle şehir (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  31.  1
    Bir 'Olumlama' Felsefesi Olarak Deleuze'ün Nietzsche Okuması.İbrahim Okan Akkın - 2022 - Felsefi Düsün 18 (1):27-51.
    Bu çalışmada Gilles Deleuze’ün Felix Guattari’yle iş birliğinden önce kaleme aldığı eserlere damgasını vuran Nietzsche okumasının anahtar kavramlarına odaklanılmakta ve Deleuze’ün Nietzsche alımlaması ile kendi fark felsefesi arasındaki ilişki açığa çıkartılmaktadır. Deleuze’ün okumasında öne çıkan temalar: Platonculuğun ters yüz edilmesi ve anti-felsefeye çağrı; nihilizmin aşamaları ve ahlaki değerlerin soybilimsel çözümlemesi; güç-istenci ve bedenin bir kuvvetler çokluğu olarak yeniden kavranması ve eleyici bir ilke olan ebedi dönüşün ‘kendinde fark’ı olumlaması şeklinde sıralanabilir. Bu konuların kesiştiği nokta Nietzsche’nin rasyonalizm karşıtlığıdır. Nietzsche, erken dönem (...)
    Direct download  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  32.  5
    Batı’da Bir Yunus Emre Yorumcusu: Schimmel’e Göre Sûfî Düşüncenin Kurucusu Olarak Yunus Emre ve Anadolu’da Tasavvuf Kültürü.Abdullah KUŞLU - 2021 - Tasavvur - Tekirdag Theology Journal 7 (2):1521-1545.
    Annemarie Schimmel, dünya dinleri, felsefe, biyografi, edebiyat gibi ko-nularda kaleme aldığı eserlerle Doğu’da ve Batı’da isminden söz ettiren velûd bir akademisyendir. Diğer yandan onun özellikle tasavvuf alanında ortaya koyduğu çalışmalar, tasavvuf düşünce geleneğinin Batılı araştırmacılar tarafından objektif bir perspektiften okunmasına ve yeniden ilgi odağı olarak değerlendirilmesine sebep olmuştur. Tasavvuf tarihi olarak değerlendirebileceğimiz Mystische Dimension des Islam, Mevlânâ Celâleddin Rûmî’nin tasavvufî görüşlerini irdelediği Ich bin Wind du bist Feuer, tasavvufa giriş niteliğinde olan Sufismus: Eine Einführung in die islamische Mystik ve Hallac-ı (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  33. Politikayı Hannah Arendt'le Birlikte Yeniden Düşünmek.Metehan Karakurt & Adem Çelik - manuscript
    Modern politika tanımlarında hâkim kavramlardan söz etmek olasıdır. Bu kavramlar arasında; iktidar, şiddet, hiyerarşi, güvenlik, kaynak dağıtımı öne çıkanlardır. Politika, birçoklarına göre, iktidarın ve gücün nasıl dağıtıldığı ve kullanıldığıyla ilgilidir. Politika, salt iktidarla ilişkili bir biçimde tanımlandığında, şiddet, politikanın etkili araçlarından birisi gibi görünür. Hatta daha ileriye gidilerek, şiddet, iktidarın dışavurumu olarak görülür. C. W. Mills’in, “siyaset iktidar mücadelesinden ibarettir; iktidarın nihai biçimi ise şiddettir” ya da Mao Zedong’un “siyaset, kan dökülmeyen savaş; savaş ise kan dökülen siyasettir” sözleri, siyaset ile (...)
    No categories
    Direct download  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  34.  6
    Ahl'ki Bir Değer Olarak Özür Dileme ve Özür Etiği.Mustafa Mücahi̇t - 2019 - Cumhuriyet İlahiyat Dergisi 23 (3):1189-1208.
    Bu çalışma, toplumsal ilişkilerde bireylerin birbirlerine karşı işlemiş olduğu kusurların telafi edilmesi ve bozulan ilişkilerin düzeltilmesinde özür dilemenin ahlâki bir değer olarak anlam ve önemine işaret etmektedir. Her insanın hata yapabileceğinin kabul edilmesi, özür dilemenin bir erdem olarak ortaya çıkmasına zemin hazırlayan en önemli unsurdur. Kişinin hatalı olabileceğini kabul etmesi, kendisini kimseden üstün görmemesi gerektiğini öğretir, bu tür hatalar yapmama konusunda istek ve irade uyandırır. Özür dilemek kişiyi, dürüst olmaya yönlendirdiği gibi başka insanlara değer vermenin, saygılı olmanın gerekliliğini anlatır. Suçlu, (...)
    No categories
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  35.  1
    Ahlakî Gelişim Teorisinde Yarımlardan Bütünlere -Yeni Bir Basamak Sınışandırması Kohlberg'in Geçiş Basamaklar Olarak Adlandırdığı Basamaklarla Nasıl Bütünleştirilebilir?-.Gerhard Minnameier & İbrahim Kapaklikaya - 2003 - Değerler Eğitimi Dergisi 1 (1):139-169.
    Kohlberg basamakları çerçevesine uymayan ahlâkî yargı sıklıkla geçiş basamaklarında değerlendirilmektedir. Bu konuların bir denge basamağında olmayıp, daha çok iç çatışma düzeyinde oldukları farz edilmektedir. Bu makalede, sözü edilen görüşe karşı çıkılmakta, 4 1/2 yargısının diğer herhangi bir ahlakî yargı tipinden daha tutarsız olmadığı ve Basamak 4 1/2'un ayrı bir basamak olarak kabulü gerektiği savunulmaktadır. Bu kabul ancak; ahlakî biliş mimarisinde ayrı bir köşe taşı olarak Basamak 4 1/2' u içine alan yeni bir basamak sınışandırması çerçevesi içinde mümkün olacaktır.
    No categories
    Direct download  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  36.  5
    H'ricî ve İb'zî Tefsire Dair Bir Literatür Denemesi.Güven Ağirkaya - 2019 - Tasavvur - Tekirdag Theology Journal 5 (2):1299-1334.
    Mezhepler, İslam düşünce tarihinin -tenkid edilse dahi- bir parçasıdırlar. Bu oluşumların sâlikleri arasında onaylanması zor bazı olayların vuku bulduğu tarihi bir hakikattir. Bununla beraber mezkûr teşekküllerin İslam düşünce dünyasının oluşumuna büyük katkı sağladıkları da su götürmez bir gerçektir. Zira her farklılık beraberinde yeni tezleri doğurmuş ve her tez de peşinden anti-tezler geliştirmiştir. Fikri hareketlilikler de İslam düşüncesini başka bir medeniyete nasip olmayacak bir kültürel zenginlikle taçlandırmıştır. Bu meyanda Hâricîler, İslam düşünce tarihinin ilk ortaya çıkan oluşumudur. Hâricîler tarihi süreçte çeşitli etkenlerle (...)
    No categories
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark   1 citation  
  37. İbn Cem'a’nın Siyaset ve Yönetim Düşüncesi.Ejder Okumuş - 2021 - Tasavvur - Tekirdag Theology Journal 7 (2):1237-1274.
    Siyasetname ve nasihatname türü eserler, siyaset, devlet ve yönetim hakkında önemli bilgi, ıslahat, nasihat ve öğütler içerirler. Bu eserlerde devlet başkanından en alt devlet görevlisine kadar devlette yönetici ve diğer görevlilerin nitelik, görev ve sorumlulukları hatırlatılır; yanlış ve bozulmalar ortaya konularak çözüm önerileri getirilir. Bedreddin İbn Cemâa tarafından kaleme alınan Tahrîrü’l-Ahkâm fî Tedbîri Ehli’l-İslâm adlı eser de insanlığın ortak siyaset görüşü birikimini teşkil eden siyasetname kapsamında görülebilecek ve ele alınabilecek bir kitaptır. Bedruddîn İbn Cemâa, İslam siyaset ve yönetim düşüncesi tarihinde (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  38.  1
    Di̇n ve dünyevi̇leşme bağlaminda türk toplumunda tari̇kat ve cemaatler.Kemaleddin TAŞ & Tarık GÜVENDİ - 2021 - Tabula Rasa: Felsefe Ve Teoloji 34:29-34.
    Bir yandan modernizmin metafiziği semaya hapseden katı nesnelliği, dinin büyüsünü bozan araçsal aklı, titanlaştırılan bilimsel teknolojisi ve modernitenin bir sonucu olan kapitalizmin normatif baskısı; diğer yandan kültürel koşullanmanın ve tarihsel tecrübenin postmodern dayatmasında her bir öznenin kendi yorumuna pay edilerek parçalanmış hakikat iddiaları ve üst dilin reddiyle öznenin kutsal metni beşere indirgemesi karşısında dini sosyal teşekküller, siyasi, toplumsal ve sosyo psikolojik zeminde kimi zaman uhrevi kimi zaman da dünyevi pozisyonlar almaktadırlar. Bu makale, dini temsil iddiasında bulunan yapıların dünyevi olana karşı (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  39.  3
    Gırnata Benî Ahmer Devleti ile Merînîler Devleti Arasındaki İlişkiler.Kadir Türkmen & Adnan Adigüzel - 2019 - Tasavvur - Tekirdag Theology Journal 5 (2):803-836.
    Müslümanlar 8. yüzyılın başlarından 897/1492’e kadar Endülüs’te siyasî varlıklarını devam ettirmişlerdir. İber Yarımadası’ndaki Müslümanların ilk devleti olan Endülüs Emevî Devleti'nin 422/1031’de yıkılmasından sonra, çok sayıda şehir devleti kurulmuştur. Mülûku't-tavâif denilen bu küçük şehir devletleri, 5/11. yüzyıl sonlarında Hıristiyan güçler karşısında zaman zaman yok olma tehlikesi yaşamışlardır. Bu durum karşısında Mağrib'teki Berberî asıllı Murâbıtlardan yardım istemişlerdir. Mağrib’ten gelen yardımlar sonucunda Endülüs’te 483/1090 yılından itibaren Murâbıtlar, ardından 541/1147'den sonra da Muvahhidler hâkimiyeti başlamıştır. Muvahhidlerin 7/13. yüzyıl başlarında yıkılmasıyla Endülüs’te yeniden Mülûku’t-tavâif dönemi ortaya (...)
    No categories
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  40.  7
    Mekkî B. ebî tâli̇bi̇n kiraat i̇lmi̇ne katkisi.Abdullah Sawas - 2020 - van İlahiyat Dergisi 8 (13):137-162.
    Kur’ân-ı Kerîm ilimlerini araştırmak Allah indinde en şerefli amellerdendir. Özellikle de bu, Resulullah’ın ashabına öğrettiği vecih üzere vahiy lafızlarını nakletme olgusunu üstlenen kıraat ilmini araştırma olunca. Kur’ân-ı Kerîm İslam şeriatının ilk kaynağı olduğundan eskiden ve şuan âlimler Kur’ân-ı Kerîm’le ilgili olan tefsir, kıraat, dil bilim, i‘râb ve benzeri ilimlere önem vermişlerdir. Ben bu âlimlerden biri hakkında konuşmak istedim. O da çeşitli şeriat ilimlerinde ilim ehli arasındaki yüksek konumundan ötürü İmam Ebû Muhammed Mekkî b. Ebî Talib’tir. Mekkî, şeriat ilimlerin çoğunu elde (...)
    No categories
    Direct download  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  41.  1
    (Dost) Düşmanlar: Hıristiyan Siyonizminde Antisemitizm ve Anti-İslamizm.Ömer Kemal Buhari̇ - 2019 - Cumhuriyet İlahiyat Dergisi 23 (3):1315-1330.
    Çalışma Hıristiyanlığın Protestanlık mezhebinden doğan, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde kümelendiği gözlemlenen, İsrail’i ve Yahudileri orantısızca desteklemesiyle bilinen ve aynı zamanda İslam’a ve Müslümanlara karşı düşmanca yaklaşımları haiz “Hıristiyan siyonistlerini” ele almaktadır. Hareketin mahiyeti, doğuşu, teolojisi, faaliyetleri ve kendisinde mündemiç olan antisemitizm ile anti-İslamizm olguları incelenmektedir. Bulgulara göre, Hıristiyan siyonizmi çeşitli açılardan bakıldığında bir anomali teşkil etmektedir. Bunlardan en önemlisi, Yahudilerin ve Hıristiyanların yüzyıllarca birbirlerine en üst seviyede düşmanlık etmiş olan iki topluluk oluşudur. Hıristiyan siyonistler dünya tarihini Mesih’in zuhuruyla birlikte kurulacak (...)
    No categories
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  42.  2
    بين عالمية القرآن والقول بتاريخانيته: دراسة في نوع المكي والمدني من خلال كتاب الإتقان للسيوطي.Monjed Ahmad - 2021 - Tasavvur - Tekirdag Theology Journal 7 (2):1335-1382.
    Bu çalışma, Suyûtî’nin el-İtkân fî ulûmi’l-Kur’ân isimli kitabının birinci türüyle ilgili bir incelemedir. Bu başlık nüzul zamanı ve mekânı ile ilgili Kur’ân ayetlerinin taksimi konusunda söylenen sözlerin tahlilini içermektedir. Ebu’l-Kâsım el-Hasan b. Muhammed en-Nisabûrî bu türleri et-Tenbîh 'alâ fadl-i ulûmi’l-Kur’ân isimli kitabında 25 türe ayırmıştır. Bu türlerin, Kur’ân ilimlerinin en üstünü ve tefsir ilmine başlamak için şart olduğunu ifade etmiştir. Suyûtî, İtkânı’nda bu türlerin çoğunu müstakil başlıklar altında ele alarak bu görüşe katılmıştır. Bu durum bazı âlimlerin çekingen kaldığı diğer bazılarının (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  43.  4
    Dindarlık İle Yerel Halkın Turizmin Sosyo-Kültürel Etkilerini Algılayışları Arasındaki İlişki.Uğur Çali̇şkan - 2019 - Cumhuriyet İlahiyat Dergisi 23 (3):1293-1313.
    Kültürleri ve inanışları farklı insanların etkileşimi üzerinde gelişen turizm, özellikle ekonomik getirileri nedeniyle pek çok yerel ve ulusal yönetici tarafından öncelikli sektörler arasında değerlendirilmektedir. Ancak, turizm gelişimi ekonomik unsurların ötesinde çevresel ve sosyo-kültürel pek çok etki de oluşturmaktadır. Söz konusu etkilerin yerel halk tarafından algılanışında etkin olan pek çok unsur incelenmiş olmakla birlikte dindarlığın etkisi çok az araştırılmıştır. Bu kapsamda, toplumsal ve bireysel düşünce ve davranışlar üzerinde önemli bir etken olan dindarlık hususunun turizmin sosyo-kültürel etkilerinin algılanışında etkin olup olmadığının incelendiği (...)
    No categories
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  44. Türkiyeʹnin Göreli Gerilemesine Tanılar: Dinci Paradigmanın Iflası: Kadını Aşağılayan Erkek Egemen Toplumun Çöküşü.Çetin Kaya - 2009 - Yalın Yayıncılık.
    Türk milleti dünyanın en zengin kültürüne sahip olduğu gibi en zengin diline de sahiptir. Ancak daha eski çağların dil verileri ne yazık ki, yazılı vesikalara aktarılmamış, karanlık dönem olarak kalmıştır. O bakımdan Türkçenin Altay veya Proto-Türk devri hakkında bilgimiz sınırlıdır ve sahip olduğumuz kelime sayısı da çok azdır. Eski Türkçe adlanan bu lügat sadece Orhun-Yenisey yazıtları ile tespit edilen ve Uygur yazıtları ile devam eden Türkçenin malum en eski yazılı kaynaklarının sözlüğüdür. Yer yüzündeki diller arasında Türkçenin yerine baktığımızda, Ural-Altay dil (...)
    Direct download  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  45.  1
    Sociological Overview of the Ijtihads of the Rashid Caliphs Period.Kemal Coşkun - forthcoming - Dini Araştırmalar.
    Türkiye'de yapılan din sosyolojisi çalışmaları beraberinde nesnel olanı tarafsız bir tarzda inceleme kaygısını her zaman sürdürmüştür. Ülkemizdeki çalışmaların İslam dini ve İslam temelli farklı dini gruplar üzerine yoğunlaşması metodolojik olarak din sosyolojisinin tarafsızlığı problemini gündemde tutmuştur. Bununla beraber Türk toplumunu ve İslamiyet’in hâkim din olduğu diğer toplumları anlamak, dini olduğu kadar sosyolojik olarak da ilk kaynaklara inmekle, vahyin ilk muhataplarının davranışlarını yorumlamakla mümkün olacağı dikkate alınmalıdır. Özellikle İslam tarihinin özel bir dönemi olan “Râşid Halifeler Dönemi” ictihadları, hem İslam fıkhının teşekkülünde (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  46.  15
    Namazın Önemi ile İlgili Bir Hadis ve Del'letiyle İlgili Tartışmalar.Hüseyin Kahraman & Serkan Başaran - 2019 - Tasavvur - Tekirdag Theology Journal 5 (2):1217-1251.
    Namaz birçok âyet ve hadisin önemine vurgu yaptığı ibadetlerdendir. Hatta Kur’an’da namazla birlikte anılmak, diğer ibadetler için bir değer ölçüsü olarak görülmüştür. Hz. Peygamber’in sözlerinde namaz, kalbî bir eylem olan imanın görünür ve yaşanır ölçüsü olarak kabul edilmiştir. Namazın terk edilmesi farklı yorumlar olmakla birlikte “küfür” kelimesiyle de ifade edilmiştir. Bu öneminden dolayı namazın kasten terkedilmesi, namaz vaktinin farkında olmadan kaçırılması veya gaflete düşüp namaz içerisinde birtakım yanlışlar yapılması gibi konuları içeren hadisler titizlikle ele alınıp anlaşılmaya çalışılmıştır. Üzerinde farklı yorumların (...)
    No categories
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  47.  82
    Dehşet Yönetimi Kuramı Açısından Ölüm Kaygısının İngiltere’de Müslümanlara Yönelik Tutumların Üzerindeki Etkisi.Kenan Sevinç - 2019 - Dini Araştırmalar 22 (55):27-50.
    İngiltere, Avrupa’da en fazla Müslüman nüfusa sahip ülkelerden biridir ve ülkede Müslümanlara yönelik olumsuz tutumlar giderek artmaktadır. Yabancılara yönelik bu olumsuz tutumların birçok farklı psikolojik nedeni bulunmaktadır. Dehşet Yönetimi Kuramı kapsamında yapılan çeşitli araştırmalar, bu nedenlerden birisinin bireylere ölümün hatırlatılması olduğunu iddia etmektedir. Bu kurama göre, hayatta kalmak gibi güçlü bir motivasyona sahip olan insan aynı zamanda bu çabalarının bir gün başarısız olacağını bilir ve ölüm kaygısı yaşar. Ölümün hatırlatıldığı bireyler, ölüm kaygısının üstesinden gelmek için kendi kültürlerine yöneldiklerinde, diğer kültürlere (...)
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  48.  3
    Kuçuradi̇ felsefesi̇nde i̇nsanlaşma sorunu olarak eği̇ti̇m.Ayşe Çiğdem Kocaman - 2021 - Tabula Rasa: Felsefe Ve Teoloji 35:36-55.
    Günümüzde eğitim, rotasını kimi zaman çeşitli türden izm’lerin, ideolojilerin, kültürel veya ahlaki normların, kimi zaman ise ulusal ya da bireysel çıkarların belirlediği, “her şey gider” anlayışından hareket eden, içi tıklım tıklım yolcularla dolu bir trene benzemektedir. Ancak dur durak bilmeksizin yol alan, hangi istasyonda duracağı da belli olmayan bu tren, yolcularına, kendilerini, diğer insanları, dünyayı ve hayatı, insan olmanın değerinin bilgisine açılan bir pencereden değil, rotasını belirleyenin istediği ve seçtiği pencereden göstermekte, onları her geçen gün insanın olmanın ne demek olduğundan (...)
    No categories
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  49.  5
    Belagatın Fasıl ve Vasıl Konusuna Türkçe Kavramsal Çerçeveden Bir Bakış: Sıralı Bağlı Cümleler.Yakup Kizilkaya - 2019 - Tasavvur - Tekirdag Theology Journal 5 (2):1367-1392.
    Fasıl ve vasıl konusu, nahvin atıf konusuyla da ilişkili olarak cümlelerin bağlanma hususunu ele alan belagatın me‘ânî alanının önemli bir konusudur. Bu konuda, cümleler arasındaki anlam ilişkilerine dair bir takım kavramlar geliştirilmiş, cümlelerin bağlanmasıyla ilgili esaslar oluşturulmuştur. Bu konunun ele aldığı cümleler, aralarında sebep-sonuç, zıtlık, karşılaştırma vb. anlam ilişkileri bulunan cümleler değil, bu tür anlam ilişkileri dışında art arda gelen ve paragrafın oluşumuna katkı sunan cümlelerdir. Bu cümleler, bağlama dışında başka bir anlamı olmayan vav bağlacıyla veya bağlaçsız biçimde sıralanır. Bağlaçsız (...)
    No categories
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  50.  5
    Kur’ân’da “mesci̇d” kavrami ve türki̇ye’de cami̇ hi̇zmetleri̇ni̇n i̇yi̇leşti̇ri̇lmesi̇.Cahit Karaalp - 2021 - van İlahiyat Dergisi 9 (14):64-90.
    Kur’ân’da mescid kavramı daha çok Mescid-i Haram bağlamında gündeme gelmekte ve yeryüzünde kurulan ilk evin/maʿbedin Ka’be olduğu ifade edilmektedir. Mescidler, Mescid-i Haram gibi güven, huzur, istikrar veren özgün yapılardır. Mescidler; terbiye, eğitim, irşâd, tefekkür, birlik ve beraberlik, dayanışma, yardımlaşma vurguları ile toplumun sosyal açıdan gelişmesini sağlar. İslâm tarihinde camilerin ifa ettiği vazifeler, İslâm dininin diğer muharref dinler gibi dinle dünya işlerinin arasını ayırmadığını, dini kalbe hapsetmediğini göstermektedir. Hz. Peygamber ve sahabeler döneminde mescidler çok amaçlı mekânlar olarak kullanılmaktaydı. Mescidlerin Hz. Peygamber (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
1 — 50 / 1000